Dört yıldır kurduğum Göcek'te sea kayak hayalleri sonunda gerçek olacaktı inanamıyordum. Klüpten benim gibi çılgın 3 maceraperest kürekçiyi kandırmak çok zor olmadı...Temmuz'da tekne ile gezdiğim zümrüt renkli koyların sea kayak için ne kadar uygun olduğunu yakından görmüştüm, kamp yapmanın bu dokunulmamış kıyılarda çok keyfli olacağını tahmin ediyordum ve herkese ballandırarak anlatmıştım.
İlk seçtiğimiz tarih Fethiye Macera Yarışları ile çakışınca, Dean'in malzeme konusunda kesin konuşamaması üzerine 1 hafta önceye çektik tarihi. Kano ve diğer kayak malzemelerini kiraladığımız Dean Liversly- Sevencapes ile daha önce Kaş ve Fethiye'de tur yaptığımdan ve kendisinden ilk kano eğitimimi aldığımdan organizasyon işini üstlendim ve Dean'in ilgisi, desteği ve indirimi ;) ile gezimizi planlamaya başladık...
Armağan Jukka ile bağlantımızı sağladı, Özgül uçuş organizasyonunda destek oldu, Ümran google earth'ten harita üzerinde çalışarak tur ve kamp güzergahları ile ilgili çalışma yaptı...Hergün telefon daha çok da mail ile hararetli ve eğlenceli biçimde tur hakkında kafa yoruyorduk...Bu arada "sea kayak bahane kamp mutfağı şahane" diyerek, kampta ne yeneceği, neler götürüleceği üzerinde sanırım biraz fazla durduk, bu obur-kürekçi durumları turda Finli dostumuz Jukka'yı biraz şaşırtacaktı :)
Turun başlamasına son bir hafta kala hava durumunu daha yakından izlemeye başladık ve o hafta İstanbul'da kış gelmişcesine soğuk ve seller gibi yağmur vardı...Her gün Poseidon'a bakıyordum. Animasyonlu tahmin haritasında koyu renkli yağmur bulutlarının Göcek üzerinde birazcık durduğunu görüp üzülüyordum, İstanbul'un karanlık, kasvetli ve soğuk havasından sonra Göcek'te güneşi göremeyecek miydik???
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder